09/05/2026
Kürdistanīn Geleceğini Kürtler Belirler
Kürt halkının kaderi ne emperyalist güçlerin stratejik hesaplarına ne de bölgesel diktatörlüklerin çıkar savaşlarına teslim edilebilir. Bizler ne Amerika’nın Ortadoğu üzerindeki hegemonik planlarının bir aparatı olacağız ne de Kürt halkının tarihsel varlığını inkâr eden İran rejiminin siyasal oyunlarına göre yön tayin edeceğiz.
Çünkü Kürdistan meselesi, büyük devletlerin çıkar çatışmaları içinde pazarlık konusu yapılacak bir mesele değildir. Kürdistan meselesi; bir halkın varoluş, özgürlük ve kendi kaderini tayin etme meselesidir.
Yüzyıllardır dört parçaya bölünmüş Kürt halkı; işgal, inkâr, asimilasyon, katliam ve sürgün politikalarına rağmen kimliğini, dilini ve direniş ruhunu korumayı başarmıştır. Bugün bize düşen görev, geçmişin acılarından ders çıkararak ulusal iradeyi bağımsız bir siyasal çizgide örgütlemektir.
Hiçbir emperyal güç Kürt halkının özgürlüğünü karşılıksız savunmaz. Hiçbir bölgesel rejim Kürtlerin özgürlüğünü gönüllü olarak kabul etmez. Bu yüzden Kürt halkının kurtuluş yolu; dış güçlere bağımlı siyasetlerde değil, kendi öz gücüne, ulusal birliğine ve devrimci iradesine dayanmaktadır.
Bağımsız Kürdistan perspektifi; sadece coğrafi bir devlet hedefi değildir. Aynı zamanda siyasal özgürlüğün, kültürel dirilişin, toplumsal adaletin ve ulusal onurun yeniden inşasıdır. Çünkü bağımsızlık yalnızca sınır çizmek değil; halkın iradesini özgürleştirmek, kendi geleceğini kendi elleriyle kurabilmesidir.
Bugün Kürt halkının en büyük ihtiyacı; parçacı çıkarları aşan ortak bir ulusal bilinçtir. Aşiretçi, mezhepçi, bölgesel ve dışa bağımlı siyaset anlayışları Kürdistan davasını zayıflatmaktadır. Oysa ihtiyaç duyulan şey; tüm Kürtleri ortak bir ulusal hedef etrafında birleştiren özgürlükçü ve bağımsız bir mücadele hattıdır.
Bizler Kürdistan’ın geleceğini Washington’da, Tahran’da, Ankara’da ya da başka başkentlerde yazdırmayacağız. Kürdistan’ın geleceği Amed’de, Hewlêr’de, Mahabad’da, Qamişlo’da ve Kürt halkının direniş iradesinde şekillenecektir.
Kürt halkı artık başkalarının savaşlarında kullanılan bir güç değil, kendi geleceğini belirleyen tarihsel bir özne olmak zorundadır. Çünkü özgürlük dilenilmez, örgütlenerek kazanılır. Ve bağımsızlık; ancak halkın kendi ulusal iradesine güvenmesiyle mümkün olur.
Ya özgür bir Kürdistan iradesi yükselecek ya da halkımız sürekli başka güçlerin çıkar hesaplarında tüketilecektir. Bu nedenle bugün en büyük görev; ulusal birlik, siyasal bilinç ve bağımsızlık hedefi etrafında ortak bir mücadeleyi büyütmektir.
Kürdistan’ın kurtuluşu; ne emperyalizmin lütfuyla ne de diktatör rejimlerin merhametiyle gelecektir. Kürdistan’ın kurtuluşu, yalnızca Kürt halkının örgütlü iradesiyle mümkün olacaktır.