Doğuakdeniz bölgesine özgü, yöresel bir lezzettir, Andırın, Osmaniye, Hatay ve Kahramanmaraş çevresinde yaygın olan Tirşiğin farklı yapım ve sunum şekilleri vardır. Çiğ olarak zehirli olan pancar, özel işlemler sonucunda hazmı kolaylaştırıcı nefis bir çorba şekline gelir. Genellikle Analarımız akşam çayından sonra odanın bir kenarına sofrayı serer ve 4-5 kg pancarı getirip sofraya döker. Ev halkı
tarafından tek tek temizlenip doğramaya hazır hala getirilen pancarı bir taraftanda ekmek tahtasının üzerinde en marifetli olan biri tarafından ince ince doğranır. Tel tel olan pancar ılık su ile güzelce yıkandıktan sonra büyük bir tencerede ( soba kazanı ) ılık su, un ve yoğurt katılarak bastırılır. ( dinlenmeye bırakılır ). Un tirşiğin yüzeyinde ince bir kabuk halini alır. Yöremizde Tirşik bastırılırken tencerenin üzeri sıcak kalması için kapatılmalıdır. Bu işlem yöremizde mizah konusu olmuştur. O hanedeki en huysuz kim ise onun eski bir kıyafeti bastırılan tirşiğin üzerine örtülür bunun sebebi tirşiğin iyi ekşimesi içindir. Hatta tirşikten tadan komşular; “Kimin eskisini örttünüz, ekşisinden yenmiyor!” gibisinden takılırlar. Akşamdan bastırılan tirşik sabah büyük bir kazanın içinde pişirilmek üzere ateşe konur, kaynamaya başlayana kadar yavaş yavaş çömçe ile karıştırılır. Odun ateşinde 4-5 saat kaynatılan tirşiğin suyu eksildiğinde üzerine kaynamış su ilave edilir. Bir müddet sonra ılık suda un özenip tirşiğe ilave edilir. Tercihe göre tirşiğin içine nohut, döğme ilave edilebilir. Pişirme işlemi tadıldığında pancar ısırmayana kadar devam eder. Ateşten indirilen tirşik artık servise hazırdır isteyen sarımsak ilave eder isteyen sade olarak tere yağlı bulgur pilavı ile birlikte afiyetle yer. Afiyet olsun Efendim!