Harmancık tatil beldeleri

Harmancık tatil beldeleri Süt çiftliği

CUMA NAMAZINI KILDIRMAYAN İMAM,RIDVAN HOCA.Takvim yaprakları 1919’u gösteriyor. Kahramanmaraş düşman tarafından işgal al...
29/04/2026

CUMA NAMAZINI KILDIRMAYAN İMAM,
RIDVAN HOCA.

Takvim yaprakları 1919’u gösteriyor. Kahramanmaraş düşman tarafından işgal altında, halk perişan. Fransız General işgali kutlamak için bir gece Kahramanmaraş’ta bir balo düzenler. Baloya herkesi ve özellikle Ermenileri de davet eder.

Baloya çok güzel bir ermeni kızı gelmiştir. Fransız general ermeni kızını gözüne kestirir ve kızı dansa davet eder. Fakat Ermeni kızı: “Kaledeki Türk Bayrağı inmedikçe sizinle dans edemem” deyip generalin teklifini geri çevirir.

Bunun üzerine General askerlerine: “Kaledeki o bez parçasını indirin” diye alçakça bir emir verir. Ertesi gün Cuma günü, Maraşlılar kaledeki Türk Bayrağı’nın indirilip yerine Fransız bayrağının asıldığını görürler.

Maraş halkı üzgün ve çaresizdir. Derken Cuma ezanı okunur ve halk Ulu Cami’de toplanır. Sinirler gergin, herkesin morali çok bozuktur. Cami’nin İmamı Rıdvan Hoca Cuma Hutbesi için minbere çıkar ve cemaatin şaşkın bakışları arasında Türk Bayrağını eline alıp şöyle der:

“—Ey Cemaat, minbere Cuma Hutbesi için çıkmadım, bilesiniz. Cuma namazı hür insanlar için farzdır. Kalesinde kendi bayrağı dalgalanmayan bir memlekette Cuma Namazı kılınmaz. Önce bayrağımızı yeniden dalgalandıralım sonra namazımızı kılarız.” der.

Bir anda camide tekbir sesleri yükselir. Halk bu duygu ve cesaretle kaleye hücum eder. Fransız askerleri korkudan ne yapacağını şaşırır ve bayrağımız tekbir sesleriyle yeniden göndere çekilir. Halk o gün Cuma Namazını kalenin burcunda kılar.

Tamamen gerçek olan bu olay sayesinde halkın milli bilinci uyanmış “Silah gücüyle inen bayrağımız, yeniden gönderde dalgalandırılmıştır.”

Ulu Cami imamı Rıdvan Hoca’nın ”—Maraş bize mezar olmadan düşmana gülizar olmaz. Kalesinde Türk Bayrağı dalgalanmayan ülkede Cuma Namazı kılınmaz” sözü tarihe altın harflerle kazınmıştır.
Maraş, Türk için işte bu yüzden çok değerlidir ve KAHRAMANMARAŞ ünvanını almıştır…

Keşke bütün imamlar senin kadar vatansever olsa 🙋‍♂️🇹🇷

15/04/2026

50 yaşını geçtikten sonra buna hazırlıklı olun! 🌳
Çünkü hayatta, herkesin er ya da geç girdiği dört aşamalı bir silinme süreci başlar.
Ve bil ki bu süreç, başkalarının elinde değil — tamamen senin kabullenişinle ilgilidir.

55 yaşına geldiğinde, iş hayatı seni silmeye başlar.
İster çalışan ol, ister patron…
Bir zamanlar seni heyecanlandıran o sabahlar, artık yorgunlukla başlar.
Yıllarca “vazgeçilmez” sandığın koltuk, bir gün sensiz de doluverir.
Ve o gün anlarsın ki, hiçbir makam kalıcı değildir.
Ne unvanın, ne kartvizitin, ne de o çok övündüğün başarıların...
Hepsi unutulur gider.
O yüzden egonu bırak. Çünkü o seni taşımıyor, sen onu taşıyorsun.
Ve o yükle ömrünün son demlerine huzurla varmak çok zordur.

65 yaşına geldiğinde, toplum seni siler.
Yüzünü unutanlar artar, seni arayanlar azalır.
Bir zamanlar birlikte güldüğün insanlar, başka şehirlerde, başka hikâyelerdedir artık.
Yeni nesil seni tanımaz.
“Eskiden müdürdüm, yöneticiydim, o zamanlar benim adım geçerdi” dersin belki,
ama kimse ilgilenmez.
Çünkü zamanın kendisi yenileri yüceltir, eskileri ise zarifçe unutturur.
Bunu kabullenmek, acı değil — olgunluğun ta kendisidir.

75 yaşına geldiğinde, ailen seni yavaş yavaş siler.
Çocukların büyür, kendi hayatlarının merkezine çekilir.
Torunların seni sever, ama kendi dünyalarında yaşarlar.
Artık ev sessizdir; kahkahalar yerini anılara bırakır.
Ziyaretler seyrekleşir,
ve fark edersin:
Bir zamanlar senin omuzlarında büyüyenler, şimdi kendi yüklerini taşımaktadır.
Ama alınma, darılma…
Bu da doğaldır.
Çünkü sen de bir zamanlar kendi anne ve babanı aynı şekilde geride bırakmıştın.
Hayat, hep bu devridaim içinde akar. ⏳

Ve nihayet 85 yaşına geldiğinde, zamanın kendisi seni silmek ister.
Artık takvimlerin önemi kalmaz.
Yüzler, isimler, hatta yıllar bile birbirine karışır.
Bir sabah aynaya bakarsın;
yılların ağırlığı gözlerinde birikmiştir.
Ama huzurun da oradadır.

Artık gürültü yoktur, hırs yoktur, beklenti yoktur.
Sadece kabulleniş vardır.
Bir ömrün toplamını düşünürsün ve anlarsın:
Hayat, aslında kazanmakla değil, bırakabilmekle tamamlanıyor.

Ve işte o an,
silinmek değil,
tam anlamıyla özgürleşmek başlıyor. 🌳

10/09/2024

Süleyman Demirel'in unutulmaz sözleri:

1. Türkeş Türk çocuğu, Ecevit halk çocuğu, Erbakan Müslüman çocuğu, biz o... çocuğu muyuz?
2. Bana Türkiye’nin durumunu bir kelimeyle anlatın derseniz "iyidir" derim. İki kelimeyle anlatın derseniz "iyi değildir" derim.
3. Bize plan değil, pilav lazım.
4. Dünkü güneşle bugünkü çamaşır kurutulmaz.
5. Aslana hüviyet sorulmaz demişler. Kimlik taşımam.
6. Ege bir Yunan gölü değildir. Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl de değildir.
7. Galibiyetin sahibi çoktur, mağlubiyetin sahibi yoktur. Yenilgi yetimdir.
8. İcabı olup olmadığı tartışılabilir. Ama icabı varsa feminizm fevkalade güzel bir şeydir.
9. Mizah bir yumruktur, ne zaman kime vuracağı belli olmaz.
10. Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz.
11. Memlekette petrol vardı da şerbet yapıp biz mi içtik?
12. Yağmur yağarken "ben ıslanmam" diyemezseniz.
13. Devlet bazen rutinin dışına çıkabilir.
14. Bulut buluttur, bulutun akı da buluttur garası da, binaaneleyh, üzerine gonuşmaya değmez.
15. Elektriğin komünisti olur mu? Yazın biz Bulgaristan'dan elektrik alıyoruz. Kışın Bulgaristan bize elektrik veriyor.
16. Dün dündür, bugün bugündür.
17. Yollar yürümekle aşınmaz.
18. Kavağa balık çıkar mı?
19. Tamam Kürtlere kötü davranıyoruz da, sanki Türklere iyi mi davranıyoruz."
20. Camiye siyaset girerse ibadet kalmaz, mahkemeye siyaset girerse adalet kalmaz."
21. İktidarın değişeceğini anladığı gün trafik polisinin bile tutumu değişir.”

* 39 yaşında Başbakan oldum. Ana muhalefet lideri İnönü'ydü. Yeminle söylüyorum; onunla görüşmeye giderken dizlerim titrerdi. Ben alt tarafı Çoban Sülü. O ise Garp Cephesi kumandanı, Cumhuriyet'in İkinci Adamı'ydı."

Seçimlerden %50 oy alarak başbakan olan Süleyman Demirel, meclisin ilk günü meclis binasında İsmet İnönü ile karşılaşır. İnönü kendisine, "Meclisin kaç merdiveni var Süleyman biliyor musun?" diye sorar.

Demirel cevap verir; "Bilmiyorum..." Beklemediği bir soru karşısında cevapsız kalan Demirel, bu durum karşısında içten içe bozulmuştur.

Birkaç gün sonra mecliste yeniden İnönü'nün yanına giden Demirel kulağına eğilerek; "Efendim, meclisin 220 merdiveni var!" der. Kime saydırdın? diye sorar İnönü.

Demirel; "Bizzat ben saydım efendim!" der ve bunun üzerine İnönü'den tarihi bir söz duyar; "Bak Süleyman, lider odur ki zor işlerle uğraşsın. Lider basit işleri kendi yapmaz. Bak mesela ben meclisin kaç merdiveni olduğunu bilmiyordum. Sana saydırdım..."

☺️☺️☺️☺️☺️
Alıntı.

02/08/2024

130 lira fındık taban fiyatı hayırlı olsun, 40 derece sıcağın altında toplanan fındık için bu fiyat çok bence.

18/07/2024

BİR BABANIN OĞLUNA ÖĞÜTLERİ…

Türkiye’de hiç bir zaman döviz üzerinden borçlanma.
Başbakan dahil hiç bir siyasi liderin veya bakanın demecine inanıp işlerini onlara göre düzenleme.
Hiçbir zaman acele karar verme ve verdiğin karardan kolay geri dönme, bu davranış kendine güvenini arttırır.
Arkadaşına kefil olma.
Eğer bir mal satman gerekiyorsa mümkünse vadeli satma, peşin sat, hatta biraz zarar etsen bile böyle yap.
Mümkün olduğu kadar az kredi kartı kullan. Kredi kartı ile alışveriş yaparken kartını görevliye veya garsona sakın teslim etme, bizzat sen kasaya götür, POS cihazından geçişini izle ve makineden çıkan fişin rakamlarını kontrol et.
Kredi kartı şifreni banka görevlisi de olsa bile kimseye söyleme ve ATM makinası kullanırken de çevredeki kişilere gösterme.
Hiçbir kooperatife üye olma çünkü 1990 senesinden sonra kooperatif yoluyla ev veya arsa sahibi olmanın hiçbir avantajı kalmadı.
İş hayatı,
En zor taklit edilen imza , bir defada kalemi kağıttan kaldırmadan atılan imzadır. imzanı bu şekilde atmaya gayret et.
En büyük ve yenilmeyen tek gücün bilgi ve tecrübe olduğunu unutma..
Kefalet tutarı belli olmayan sözleşmelere imza atma, aksi takdirde her şeyini kaybedebilirsin.
Bir arkadaşına borç verirken her zaman geri gelmeyebileceğini düşünerek, seni üzmeyecek bir tutarda borç ver,
İş hayatında hiç kimseye olduğundan fazla değer verme, hiç kimseyi de küçük görme
İş yerine girerken kapıcının elini sık, hizmetlinin hatırını sor, gerektiğinde karşılıksız yardımda bulun.
Yürüyebileceğin mesafelerde otomobil kullanma.
Hiçbir zaman görevde iken bir devlet memuruna hakaret etme, hatta ona vurmayı aklından bile geçirme. Hapis cezası alabileceğini unutma.
Noterde işin olduğunda mümkünse sabah gitmeye çalış.
Otomobil için,
Otomobil satın alınırken satışı en kolay olan marka ve modelde araç satın almaya gayret et. Bu senin hazır para kaynağın olmalıdır. çünkü insanın büyük paraya ne zaman acilen ihtiyaç duyacağı belli olmaz.
Otomobiline binmeden önce lastikleri, kullanırken motor hararetini, araçtan indiğinde camları ve kapıların kilitlerini kontrol etmeyi unutma..
Güvenebileceğin bir tamircinin telefonu her zaman yanında olsun.
Mümkünse aynı marka otomobilin yeni modellerini satın al, böylece tamircin hep aynı kalır.
Otomobilinin periyodik bakımı, trafik ve sigorta belgelerinin tam ve eksiksiz olmasına dikkat et.
Arabanının tüm emniyet ve güvenlik sistemleri tam olsa bile ayrıca alarm taktır. Hırsızı caydıracak tek şey budur.
Ev yaşamında,
İyi bir avukatın, elektrik tamircisinin ve su tesisatçısının adresi kolayında olsun.
Sabah uyandığında yatağını mutlaka topla.
İş kıyafetini çorabın da dahil olacak şekilde akşamdan hazırla,
Gerektiğinde çamaşır yıkamayı öğren, ancak kendi giyeceklerinin ütüsünün tamamını her zaman kendin yap.
Çorba, pilav, makarna yapmayı, et terbiye etmeyi ve pişirmeyi mutlaka öğren.
Evin içinde cumartesi ve pazar hariç pijama veya eşofmanla dolaşma, hatta bu günlerde bile uygun bir kıyafet giy.
Ev içinde çorapla veya yalınayak gezme. Mümkünse sadece ev içinde giyebileceğin rahat bir spor ayakkabın olsun.
Eşin, akşam yemek hazırlarken mutfaktan ayrılma yardımcı ol, yemekten sonra sofrayı mutlaka sen topla.
Mümkünse her yemekten sonra dişini fırçala, yemek aralarında yediğin aperatiflerden sonra ağzını suyla çalkala,
Yanında mentollü veya naneli sakızın her zaman olsun.
Yemek öncesi ve yemek sırasında bol su iç.
Tatil yaparken,
Tatile, sağlık ve eğitime harcayacağın paraya acıma. Her yıl yeni bir tatil yöresinde tatilini geçirmeye özen göster. Bu sana ömür boyunca kırk yada elli farklı yerde tatil yapman demektir.
Sakın devremülk alma, bu senin ömür boyunca aynı yerde ve aynı zamanda tatil yapman anlamına gelir ki belli bir zaman sonra tat vermez.
Ayrıca bütün yıl ödeyeceğin sabit masraflar ise işin fazladan tuzu biberi olur.
Özel hayatın da,
Eşinle kendi aranda mesafeyi yok etme her zaman onunda bir özel yaşamı olduğunu kendi arkadaşları ile gezip eğlenme hakkı olduğunu unutma.
Ara sıra eşine sürpriz yap, eve çiçekle git, tiyatroya bilet al.. Onu iyi bir restoranda mutlaka akşam yemeğine götür.
Sadece; Allah’tan, evlat acısı yaşamaktan, yetim hakkı yemekten, kuru iftiraya uğramaktan, sabırlı insanın öfkesinden, korkusuz insanın cesaretinden ve kendi nefsinden kork..
Ben bunların çoğunu yapamadım ama sen yap..!
Baban.

Sizlerin tecrübelerinden de faydalanalım. Tecrübelerinizi eklermisiniz.

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir.
14/06/2024

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir.

Benim oğlumun canı közde mısır çekmiş banada ısmarlamak düştü
30/05/2024

Benim oğlumun canı közde mısır çekmiş banada ısmarlamak düştü

02/07/2023
29/03/2023

Bir kralın on vahşi köpeği vardı. Hata yapan hizmetçilerini veya muhaliflerini bunların önüne yem olarak atardı.

Kral bir gün hizmetçilerden birinin hatasına rast geldi ve bundan hiç hoşlanmadı. Bu yüzden hizmetçinin köpeklere atılmasını emretti.
Hizmetçi, “Sana on yıl hizmet ettim ve sen bana bunu mu yapıyorsun? Lütfen beni o köpeklere atmadan önce bana on gün verin!” dedi. Kral bunu kabul etti.
Hizmetçi, köpeklere bakan bekçiye gitti ve ona önümüzdeki on gün boyunca köpeklere hizmet etmek istediğini söyledi. Muhafız şaşırdı ama kabul etti ve hizmetçi köpekleri beslemeye, onları temizlemeye, yıkamaya ve onlara her türlü rahatlığı sağlamaya başladı.
On gün dolduğunda kral, kölenin cezalandırılması için köpeklere atılmasını emretti. İçeri atıldığında, aç köpeklerin sadece hizmetçinin ayaklarını yaladığını görünce hepsi şaşırdı!
Gördükleri karşısında şaşkına dönen Kral hizmetçiye dönüp "Köpeklerime ne oldu?" diye sordu.
Bu soruyu ganimet bilen hizmetçi, "Köpeklere sadece on gün hizmet ettim, onlar da hizmetimi unutmadılar. Hâlbuki sana tam on yıl hizmet ettim ve sen bir hatamda her şeyi unuttun" diye taşı gediğine koyar. Kral hatasını anlar ve hizmetçinin serbest bırakılmasını emreder.

İnsanların hatalarını aramayın. Yaptıkları iyilikleri öne çıkarın ve affedici olun ki Allah ta hesap gününde sizi affedip bağışlasın.

Address

Boğaziçi Beldesi Yazlık Mahallesi
Düzce
81100

Telephone

+905300610881

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Harmancık tatil beldeleri posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Harmancık tatil beldeleri:

Share

Category