27/10/2021
Baharatın gizemli tarihi:
Baharat; çeşitli bitkilerin tohum, çekirdek, meyve, çiçek, kabuk, kök, yaprak gibi kısımlarının bütün halde ve/veya parçalanması, kurutulması, öğütülmesi ile elde edilen; gıdalara renk, tat, koku ve lezzet verici olarak katılan doğal bileşikler veya bunların karışımıdır.
Bahar Arapça’ da koku anlamına gelir. Baharat ise çoğuludur yani kokular demektir.
Baharat Yolu, eski çağlarda, Uzakdoğu'yu Batı'ya bağlayan ticaret yollarından biridir. Diğeri İpek Yolu'dur.
Hz. Muhammed (s.a.v.)baharat ticareti ile ilgilenmiştir. Elçileri Asya'ya gidip geldikçe İslamiyet’i baharatla birlikte yaymışlardır.
Baharatın ilk kullanıldığı yer olarak, Uzak Doğu kabul edilir. Avrupa'da ilk tanınan baharat ise; karabiberdir. 15. yüzyıl, tek bir karabiber çuvalının bir insan hayatından daha değerli olduğu, “spices” (baharat) kelimesinin nakit para anlamında kullanıldığı bir çağdı. Ortaçağda bazı devletler ve kentler hesaplarını karabiber sanki değerli bir madenmiş gibi ona göre yapıyorlardı. Bu dönemde 10 gram hindistan cevizi ile 7 tane inek takas ediliyordu.