Ben çocukken gökyüzünü yeşil, dünyayı da yaz kış nefis yemekler ve içecekler yapılan harika bir yer sanırdım.Anneannemin bağında mevsiminde reçeller,ağaçlardan toplanan yeşil zeytinler, incirler,İtalyan erikleri ve benzer doğa harikaları komşu bağlardan gelenlerle imece usulü tatlandırılır ve hazırlanırdı. Zeytine nazik davranmaya, incire saygı göstermeye, biber salçasına tapmaya o zamanlar başlad
ım. Halam'dan alafranga kremalı pasta,Rus Salatası,Fransız usulü Peşmelbaları, Kayseri usulü bir kaşıkta kırk adet mantıyı,keteyi,Annem'den Adana usulü içli köfte,bumbar dolmasını,mezeleri,Babaanne'mden yeşil yeşil envai çeşit otun neye yaradığını ve zeytinyağlıların aşkla nasıl sofralardaki yerini aldığını,Sevgili Dedem Sürmeli'den de dalak dolmasının inceliklerini daha beş yaşındayken önce ispirto ocağında kahve ve daha sonrasında el işi kadeh zarflarıyla süslenmiş bardakta rakı eşliğinde öğrendim (Babaannem de uduyla eşlik ederdi). O günlerden bana kalan bu mirası da hep sindire sindire ruhuma işledim.Şimdi ise bu harika kadınların bana öğrettikleri va benim de yemeğe kattıklarımla farklı tatlarla midelerde şarkı söyletmeye çalışıyorum. Der ki Fevziye Sürmeli; Önden içmeli çorbayı,domatesle pişirmeli bamyayı,boşlama yağ içinde yumurtayı,etin kenarları al olmalı,bolca yedik nimet ve nanı,bizim zamanımız bolluk zamanı,etmeli dikkat kalmalı geleceğe bu lezzet.Yemek tariflerimi http://my.mynet.com/fevziye_2016?service=yemek/message adresinden de takip ediniz.