Bodrum'dan Herkese Merhaba,
Yaklaşık 10 ay önce İstanbul’dan Bodrum'a ailecek göç ettik. İkiz kızlarımız, köpeğimiz yani oğlumuz Feci ve kaplumbağamız Boncuk Bey ile birlikte…Göltürkbükü'nde küçük bir otel işletmeye başladık; İstanbul Hotel. Ekim ayı gelip de ortalık sakinleşince, etrafı keşfeder, kendime zaman ayırır oldum. Bodrum'un yerel pazarlarını gezerken Bodrum Tohum Derneği’nin düzenlediğ
i Üretici Pazarı ile tanıştım.Bir havuçtan veya bir demet pırasadan beklentilerim değişmeye başladı. İstanbul’da yediklerim limonsa bunlar ne? İyi tarım diye bir şey varsa biz niye kötü tarım ürünlerine mecbur bırakılıyoruz? Ama çeneyi açıyor! İstanbul’daki arkadaşlarımı özledikçe telefona sarıldım, anlattığım üretici pazarı, portakalın sulusu, turuncun reçeli olunca sen çok konuşuyorsun biraz çalış dediler ve onlar için pazardan alışveriş yapmamı istediler. Ağaca tırmandım. Aldım. Gönderdim. Böylece Bodrum Pazarı doğdu. Katkısız, doğal ürünler isteyenler için her çarşambadüzenlenen pazardan sebze alışverişiyapıyor, Gölköy’deki turunçbahçesinden meyveler topluyor gönderiyorum. Onların mutlulukları beni daha da cesaretlendiriyor. Artık bende Tohum Derneği’ningönüllü bir üyesi olarak, iyi ve doğal tarımla üretilmiş birçok sebze ve meyveyi sizeulaştırmanınsorumluluğunutaşıyorum. Bodrum’da güneşaçtı;bu bahar ve yaz daha bir lezzetli geçecek sanki…
Herkese sevgilerimi yolluyorum. Ceyda