Sağlık nedenleriyle katkı maddesi içermeyen doğal ekmek arayışına girdiğimiz 2007 yılında kendi ekmeğimizi yapmaya karar verdik. Ekmek yapmak demenin, maya üretmek olduğunu o zaman fark ettik. Doğal ekmek yapmayı hedeflediğimiz için, ticari mayalar yerine doğal maya kullanmamız gerekiyordu. Sekiz yıl önce bir miktar unu suyla karıştırıp bir gece dışarıda bıraktığımızda kendi mayamızı üretmeye baş
lamış olduk. Bu maya bizim ailemizin bir üyesi oldu ve sekiz yıldır bizimle yaşamaya devam ediyor. Katkı maddesi içermeyen ekşi maya ekmeğimizin sakin yolculuğu taş değirmende öğütülmüş un, su, ekşi maya ve tuz karışımı ile başlıyor. Farklı aşamalarda gerçekleşen ve yaklaşık iki gün süren uzun bir mayalanma süresinin ardından ekmeğimiz fırına girmeye hazır hale geliyor. Seferihisar Sığacık’ta, Taşdibi olarak anılan mevkiide yer alan odun fırınımızda pişen ekmeğimizin yolculuğu sofrada son buluyor. Doğal maya ile mayalanmış olan ekşi mayalı ekmek farklı aroması, gözenekli yapısı ve ıslak dokusu ile kendi karakterini oluşturuyor. Doğal mayalanma, sindirim sistemindeki dost bakterileri çoğaltırken, mide ve bağırsak fonksiyonlarını iyileştiriyor. Katkı maddesi içermemesine rağmen, temiz bir beze sarılıp poşet içinde saklandığında buzdolabında yedi-sekiz gün, oda sıcaklığında üç-dört gün bozulmadan tazeliğini koruyabiliyor.
İçerdiği yüksek su oranı nedeniyle nemli bir dokuya sahip olan ekşi maya ekmeğini tüketmenin en iyi yolu dilimledikten sonra kızartarak yemek. Farklı un ve su karışımları ile dokusu çeşitlendirilebilen ekşi maya ekmeği, içine eklenen ceviz, zeytin, kuru domates, pastırma, soğan, kuru üzüm gibi malzemeler ve baharatlarla farklı tatlara da kavuşabiliyor. Kahvaltı ve yemeklerde klasik kullanımının yanı sıra, üzerine sürülen ezmeler ve sebze dilimleri ile atıştırmalık, peynir ve kuru meyvelerle sunulduğunda şarap mezesi olarak bizlere eşlik edebiliyor. Keyifle tadını çıkarmanız dileklerimizle!